Sağlık Bakanlığı’nın MHRS üzerinden alınan randevuların süresini 5 dakika ile sınırlaması sağlıkçılar tarafından tepkiyle karşılanmıştı. Sağlık sisteminin düşük maaşlar, yüksek çalışma saatleri ve liyakatsiz atamalar nedeniyle çöküşün eşiğine geldiğin vurgulayan Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken, “Pandemi süresince canını dişine takarak çalışan sağlık emekçileri 3600 ek gösterge talebinin gerçekleştirilmemesi nedeniyle yüksek çalışma saatleri ve düşük maaşlarla boğuşuyor. Liyakatsiz atamaların getirdiği yanlış kararlar ve geri istenen artırımlı nöbet ücretleri gibi hukuksuz uygulamalar istifaya zorluyor” ifadelerini kullandı. 

Kamuda toplu iş sözleşmelerinden umduklarını bulamayan sağlık çalışanları, düşük maaş, yüksek çalışma saatleri ve liyakatsiz atamalar nedeniyle istifaya zorlanıyor. Sağlık sisteminde çöküşün eşiğine gelindiğini belirten Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken, “İstifa eden emekçilerin yerine yenileri gelmiyor. Her kaybettiğimiz çalışan, geride kalanların üzerine daha fazla iş yükü binmesine sebep oluyor. 18 ay pandemi nedeniyle sınırlarını zorlayarak çalışan sağlık kurum çalışanları hiçbir taleplerinin karşılanmaması, mevcut yönetmeliklerin yıllar öncesi şartlarına göre hazırlandığı güncellenmeye ihtiyaç duyulduğu halde güncellenmediği, kamuda 2 milyonu bulan sendikalı olamayan kamu personeli olduğu halde toplu sözleşmeyle getirilen yüzde bir oranını sağlayan sendikaların üyelerine üç ayda bir ödenecek primin kazanım diye sunulduğu hukuksuz uygulamalarla karşılaşmaları olumlu sonuçlar doğurmayacaktır” ifadelerini kullandı.

“SAĞLIKTA HATA KABUL EDİLEMEZ, DOKTORLARIMIZ HATAYA ZORLANMAMALI” 

“İnsan sağlığı 5 dakikaya indirgenmemeli” diyen Özlem Akarken, “18 aydır gecesi gündüzü belli olmadan çalışan sağlık emekçilerine ödenen nöbet ücretleri geri istendi. Haklarını aradıkları sendikalar toplu sözleşmeye eklenen bir maddeyle küçümsendi. Yıllardır bekledikleri ve her seçim vaat edilen 3600 ek gösterge talepleri yerine getirilmedi. Tüm bunların üzerine düşük maaş, yüksek çalışma saatleri ve liyakatsiz atamaların eklenmesi istifaları hızlandırdı. Kalan sağlık emekçilerinden 5 dakika içerisinde hastasına tanı koymasını ve tedavi sürecini düşünmesini bekliyorlar. İnsan sağlığı aceleye getirilemez. Sağlıkta hata kabul edilemez, doktorlarımız hata yapmaya zorlanmamalı” diye konuştu.

 “İŞ GÜCÜ AZALIYOR, İSTİFALAR ARTIYOR”

Sağlık kurum çalışanlarının COVID 19 pandemisiyle birlikte çalışma şartlarının zorlaştığını, yüksek çalışma saatlerinin giderek yaygınlaştığını belirten Özlem Akarken, “Sağlık emekçileri COVID 19 nöbetleriyle yıprandı. Giderek artan çalışma saatleri artık kanıksanan bir durum haline geldi. Çalışanlardan geri istenen artırımlı ödenen nöbet ücretleri ve düşük maaşlar sağlık çalışanlarını istifaya zorluyor. Sağlıkçıların istifa etmesi iş gücünü kısıtlıyor, kalanlara daha büyük sorumluluklar yüklenmesine sebep oluyor. Bu döngü liyakatsiz atamalarla birleştiğinde sağlık sistemini çöküşüne neden olabilir” dedi.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here